İçeriğe geç
Konya Eksen

Yaşama dokunan püfler, burçlara özgür yorumlar

Şaşırtıcı Bilgiler 4 dk okuma

Kimse Yönetmeden Oluşan Düzen: Doğadaki Kendiliğinden Desenler

Kumdaki kırışıklar, çamurdaki çatlaklar, kar kristalleri ve kuş sürüleri: basit kuralların tekrarıyla yön veren bir el olmadan kurulan düzen.

Yazar: Mertan Ekinci

Doğada gördüğümüz düzenli biçimlerin çoğu, birinin planlayıp uyguladığı tasarımlar değildir. Kimse kum tepesindeki kırışıkların aralığını ölçmez, çamurdaki çatlakların açısını belirlemez, kar tanesindeki kolları tek tek çizmez. Bu desenler basit fiziksel kuralların defalarca tekrarlanmasıyla, hiçbir merkezî yönetim olmadan ortaya çıkar. Kendiliğinden düzen kurulması, doğanın en şaşırtıcı ve en yaygın işleyişlerinden biridir.

Kumdaki Kırışıklar Nasıl Sıralanır?

Rüzgârlı bir kumsalda ya da çöl yüzeyinde birbirine paralel, neredeyse eşit aralıklı kırışıklar görürsünüz. Bu düzenin kaynağı basittir: rüzgâr kum tanelerini yüzey boyunca sürükler, küçük bir tümsek oluştuğunda rüzgârın hızı tümseğin arkasında düşer ve taneler orada birikir. Biriken kum yeni bir tümsek yapar, süreç aynı mantıkla ilerler. Aralığın düzenli çıkması, her adımda aynı fiziksel kuralın geçerli olmasındandır.

Aynı desen suyun altında da oluşur. Dalga hareketinin kum üzerinde bıraktığı izler, rüzgârın karada yaptığıyla benzer bir düzendedir. Yüzeyi bozup bekleseniz, kırışıklar aynı akış devam ettiği sürece kendiliğinden yeniden belirir. Deseni oluşturan şey kum değil, kumun üzerinden geçen akışın kendi kurallarıdır.

Kuruyan Çamurdaki Çokgenler

Kuruyan bir göl yatağında ya da yağmurdan sonra kalan bir çamur tabakasında birbirine yaklaşık altmışar derecelik açılarla bağlanan çatlaklar oluşur ve yüzey çokgenlere bölünür. Bunun sebebi, kuruyan tabakanın büzülmesidir. Malzeme çekildikçe içeride gerilme birikir ve gerilme en yüksek olduğu yerden boşalır. Yeni bir çatlak, mevcut bir çatlağa genellikle dik açıya yakın bir açıyla katılır; çünkü çatlak kenarında gerilme zaten boşalmıştır.

Bu çatlak ağı hiç kimse yön vermeden büyür ve yüzeyi neredeyse eşit parçalara ayırır. Aynı mantık, çok yavaş soğuyan bazalt lav tabakalarında da çalışır. Orada büzülme aşağı doğru ilerledikçe, yüzeydeki çokgen ağ sütunlara dönüşür ve ünlü altıgen kaya sütunları ortaya çıkar. Kaynağı ısı ve büzülmedir, tasarım değildir.

Sürüde Kimse Yön Vermiyor

Gökyüzünde dönen kalabalık kuş sürüleri ya da suda birlikte yön değiştiren balık toplulukları, ilk bakışta bir yöneticinin komutuyla hareket ediyor gibi görünür. Oysa her birey yalnızca yakın çevresine bakar: komşusuna fazla yaklaşmaz, fazla uzaklaşmaz ve genel olarak komşusunun gittiği yöne yönelir. Bu üç basit eğilim tüm sürüde aynı anda geçerli olduğunda, dışarıdan bakan gözde tek bir bütün gibi davranan büyük bir yapı ortaya çıkar.

Bu tür düzenin en dikkat çekici tarafı, bilginin yayılma hızıdır. Sürünün bir ucundaki birkaç bireyin yön değiştirmesi, komşudan komşuya aktarılarak kısa sürede tüm topluluğa ulaşır. Kimse toplu bir karar almaz; karar, tekil davranışların üst üste binmesiyle kendiliğinden belirir.

Kristallerde Tekrar Eden Kural

Tuz tanesinin köşeli yapısı, kar tanesinin kollu biçimi ve kaya kristallerinin düzgün yüzeyleri de aynı ilkenin ürünüdür. Kristali oluşturan parçacıklar, en az enerji harcayacakları konuma yerleşir. Bu yerleşme kuralı her parçacık için aynı olduğundan, milyonlarca kez tekrarlandığında ortaya gözle görülür bir düzen çıkar. Kar tanesinin altı kollu görünmesi, suyun donarken tercih ettiği yerleşme geometrisinin sonucudur.

Aynı kural geçerli olsa da her kar tanesinin görünümü farklıdır. Çünkü tane bulut içinde düşerken geçtiği sıcaklık ve nem koşulları sürekli değişir; her kol, o anki koşullara göre büyür. Kural ortak, yol farklıdır. Bu yüzden düzen ile çeşitlilik aynı süreçten birlikte doğar.

Peteğin Altıgeni ve Ekonomik Biçimler

Bal peteğinin altıgen hücreleri, en az malzemeyle en çok hacim elde etmenin pratik bir sonucudur. Yan yana dizilen ve birbirine bastıran hücreler, aradaki boşlukları ortadan kaldıracak biçimde sıkışır. Aynı sıkışma düzeni, bir arada duran sabun köpüğü kabarcıklarında da görülür. Yüzey kendini en küçük alanla toparlayacak şekilde düzenler ve ortaya benzer bir hücreli görüntü çıkar.

Buradaki ortak nokta şudur: doğa bir amaç gütmez, koşullar altında en düşük dirençli yol kendiliğinden ortaya çıkar. Düzenli görünen sonuç, aslında sürekli tekrar eden basit tercihlerin toplamıdır.

Bu Desenleri Nerede Görebilirsiniz?

Bu örnekleri görmek için uzağa gitmek gerekmez. Yağmurdan sonra kuruyan bir toprak yüzey, deniz kıyısında dalgaların çekildiği kum, camda oluşan buz izleri, kaynayan suyun yüzeyindeki kabarcık dizilimi ve akşamüstü toplanan kuş kalabalıkları hep aynı ilkeyi gösterir. Bir kez fark ettikten sonra, çevrede kimsenin yönetmediği düzenlerin ne kadar yaygın olduğunu görmek şaşırtıcıdır.

Doğadaki bu düzenler, karışılmadığında hiçbir şeyin olmayacağı düşüncesini tersine çevirir. Basit kuralların tekrarı, tek başına, düzenli ve dayanıklı biçimler üretmeye yeter. Kum, çamur, su ve canlı toplulukları farklı malzemeler olsa da hepsinde işleyen mantık aynıdır: yön veren bir el olmadan, koşulların kendi seyri düzeni kurar.